Dünyanın iklim sisteminin en hassas parçaları olan buzullar ve kutup örtüleri, küresel ısınmanın yarattığı baskı altında tarihin en tehlikeli dönemlerinden birini yaşıyor. Birleşmiş Milletler çatısı altında bir araya gelen 80 uzman, hazırladıkları kapsamlı raporda, Paris İklim Antlaşması’nda belirlenen 1,5 derecelik hedefin geçici olarak aşılmasının bile kriyosfer üzerinde kalıcı ve onarılamaz hasarlar bırakacağı konusunda uyardı.
Araştırmacılar, 1,5 derecelik sınırın aşılmasının "yönetilebilir" bir durum olduğu yönündeki yaygın kanının büyük bir yanılgı olduğunu belirtiyor. Mevcut sanayi politikaları ve sera gazı emisyonlarının hızı, yüzyıl sonuna kadar bu eşiğin aşılmasını kaçınılmaz kılarken, bilim dünyası sıcaklıkların bu seviyede mümkün olan en kısa sürede tutulması gerektiğini savunuyor. Uzun vadeli hedef ise atmosferdeki karbonun temizlenerek küresel ısınmanın 2150 yılına kadar 1 derecenin altına indirilmesi olarak belirleniyor.
Kriyosferde Geri Dönüşü Olmayan Nokta
Raporun başyazarı buzulbilimci James Kirkham, buzulların iklim sisteminin en kırılgan bileşeni olduğunu hatırlatarak, yaşanan kayıpların sadece kutup bölgelerini değil, tüm gezegeni etkileyen zincirleme felaketlere kapı araladığını ifade etti. Özellikle Nepal ve Çin sınırında yaşanan ölümcül çığ felaketleri ve İsviçre’deki buzulların son beş yılda yüzde 20 oranında erimesi, tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Mevcut politikalarla sıcaklıkların 3 dereceye kadar çıkması durumunda, yüzeye yakın permafrost tabakasının neredeyse tamamının yok olacağı ve okyanus dolaşım sistemlerinde ani bozulmaların yaşanacağı öngörülüyor. Uzmanlar, Grönland ve Antarktika'daki buz örtülerinin 1990'lı yıllara göre altı kat daha hızlı eridiğine dikkat çekerek, sıcaklıklar 1,5 dereceye düşürülse bile deniz seviyelerindeki yükselmenin ve su güvenliği üzerindeki tehditlerin uzun yüzyıllar boyunca devam edeceğini belirtiyor.
İklim politikaları konusunda çalışmalarıyla tanınan Climate Analytics CEO'su Bill Hare ise, buzullardaki erimenin artık insan ölçeğinde geri döndürülemez bir noktaya ulaştığını vurguladı. Hare, hükümetlerin ve fosil yakıt üreticilerinin mevcut eylemlerinin dünyayı yaşanmaz bir noktaya sürüklediğini belirterek, iklim değişikliğiyle mücadelenin uyum sınırlarını çoktan aştığı uyarısında bulundu.
