Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Milletvekili Talip Atalay, 6 Aralık 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Milletvekilliği Erken Genel Seçimi öncesinde adaylık başvurularında yaşanan ikamet belgesi krizine dikkat çekti. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) adaylardan istediği üç yıllık daimi ikamet şartını kanıtlayan muhtar belgelerinin, mevcut idari yapıda ciddi bir belirsizliğe yol açtığını savundu.
Atalay, üç yıl boyunca KKTC sınırları içerisinde yaşamak ile belirli bir mahalle veya köyde ikamet etmenin farklı hukuki sonuçlar doğurduğuna işaret etti. Farklı bölgelerde hayatını sürdüren vatandaşların geçmişe dönük ikamet kayıtlarının muhtarlar tarafından doğrulanmasının, mevcut veri erişim imkanlarıyla mümkün olmadığını ifade etti.
Muhtarların Hukuki Sorumluluğu Tartışılıyor
Milletvekili Atalay, muhtarların nüfus ve muhaceret gibi devletin elinde bulunması gereken resmi verilere erişim yetkisinin olmadığını hatırlattı. Bilgi sahibi olmadıkları konularda belge düzenlemeye zorlanan muhtarların, ileride doğabilecek hukuki ihtilaflarda sorumluluk altına girebileceğini belirten Atalay, "Devletin kendi görev ve sorumluluğunda olan kayıt tutma işini muhtarlara yüklemesi kabul edilemez" dedi.
Dijitalleşme Vurgusu
Yaşanan bu sorunun e-Devlet sistemine geçişin ve kurumlar arası veri paylaşımının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Atalay, İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulundu. İkamet geçmişinin dijital sistemler üzerinden saniyeler içinde doğrulanabileceği bir altyapının kurulması gerektiğini ifade eden Atalay, bu sistem hayata geçirilene kadar ise adayları ve muhtarları mağdur etmeyecek geçici bir çözüm üretilmesini talep etti.
Atalay, dijitalleşmenin sadece bürokrasiyi azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda vatandaşın seçilme hakkını korumak ve kamu görevlilerinin hukuki güvenliğini sağlamak adına hayati bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
