reklam
reklam

Çin'de demografik devrim: Yaşlıların sayısı çocukları geride bıraktı

Uzun yıllardır nüfus politikalarıyla gündeme gelen Çin, tarihinde bir ilke tanıklık ediyor; 65 yaş üstü vatandaşların sayısı, çocuk nüfusunun üzerine çıkarak ülkenin geleceğine dair yeni soru işaretleri doğurdu.

Çin'de demografik devrim: Yaşlıların sayısı çocukları geride bıraktı

Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Çin, demografik yapısında köklü bir kırılma yaşıyor. Ulusal İstatistik Bürosu tarafından paylaşılan son veriler, 2025 yılı itibarıyla 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sayısının 223,65 milyona yükseldiğini, 14 yaş altındaki çocuk nüfusunun ise 212,76 milyona gerilediğini ortaya koydu. Bu tablo, ülke tarihinde yaşlı nüfusun çocuk nüfusunu ilk kez geçtiği dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Ekonomik dengeler değişiyor

Nüfusun yaşlanması, çalışan kesim üzerindeki yükü de doğrudan etkiliyor. Çalışan nüfusun bakmakla yükümlü olduğu bağımlı yaşlıların oranı 2025 yılında yüzde 23,1 seviyesine çıkarken, çocuk bağımlılık oranı yüzde 22'ye kadar düştü. Uzmanlar, bu durumun çalışma çağındaki nüfusun payının giderek daralacağı, uzun vadeli ve zorlu bir demografik dönüşüm sürecine işaret ettiğini belirtiyor.

2016 yılından bu yana ivme kaybeden nüfus artışı, 2022'de ilk kez negatif yönlü bir seyir izlemişti. 2025 yılındaki doğum oranları ise 1949'dan bu yana görülen en düşük seviye olan binde 5,63'e geriledi. Mevcut durumda 16-59 yaş aralığındaki iş gücü, toplam nüfusun yüzde 60,6'sını oluşturuyor.

Teşvikler beklentiyi karşılamadı

Çin yönetimi, geçmişte uygulanan katı tek çocuk politikasını esneterek önce iki, ardından üç çocuk izni getirse de bu hamleler beklenen sonucu vermedi. Ekonomik büyümedeki yavaşlama, artan yaşam masrafları ve çocuk yetiştirmenin getirdiği mali yükler, yeni nesil ailelerin çocuk sahibi olma konusundaki tereddütlerini artırıyor. Yaşlanan nüfusun iş gücü potansiyelinde yaratacağı daralmanın, önümüzdeki yıllarda Çin ekonomisi üzerinde ciddi baskılar oluşturması bekleniyor.

Yorumlar