Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili adayı ve Eğitim Komitesi üyesi Ziya Tüzel, ülkedeki eğitim sisteminin kronikleşen sorunlarına dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Eğitimde kalitenin artırılması için 5 yıllık stratejik bir plan hazırladıklarını belirten Tüzel, mevcut sistemin gerçek anlamda bir tam gün eğitim modeli olmadığını vurguladı.
Eğitimde standart arayışı ve altyapı sorunları
Tüzel, devlet okullarındaki fiziksel altyapı eksikliklerine dikkat çekerek, 55 okulun hiçbirinde futbol sahalarının bile standartlara uygun olmadığını ifade etti. Eğitim bütçesinin yüzde 90’ından fazlasının personel maaşlarına gittiğini hatırlatan Tüzel, bu durumun okul aile birliklerini, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapması gereken tuvalet ve sosyal alan düzenlemeleri gibi temel görevleri üstlenmek zorunda bıraktığını belirtti. Ayrıca, okul güvenliğinin sağlanması ve çok amaçlı salonların inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Konteyner sınıflar ve sınıf mevcutları
Eğitim kapasitesini artırmak için kullanılan konteyner sınıfların geçici bir çözüm olması gerektiğini savunan Tüzel, öğrencilerin tüm eğitim hayatlarını bu alanlarda geçirmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Dünyadaki örneklerde bu yapıların atölye olarak kullanıldığını hatırlatan Tüzel, sınıf mevcutlarının 25 öğrenciyle sınırlandırılması gerektiğini, ancak bazı okullarda bu sayının 40’a ulaşmasının öğretmen verimliliğini ciddi oranda düşürdüğünü kaydetti.
Mesleki eğitimin önemi ve geleceği
Ülkenin nitelikli ara eleman ihtiyacına da değinen Tüzel, meslek liselerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Girne bölgesinde ikinci bir meslek lisesine duyulan acil ihtiyaca işaret eden Tüzel, mesleki eğitime yerleşemeyen öğrencilerin genel liselere yönelmek zorunda kaldığını ve bu durumun eğitim dengesini bozduğunu ifade etti.
Öğleden sonra akademik ders değil, sosyal gelişim
CTP’nin hedeflediği tam gün eğitim modelinin, öğrencilerin öğleden sonra tekrar matematik veya akademik ders alması anlamına gelmediğini belirten Tüzel, sistemin temel amacını şöyle özetledi: "Sabah saatlerinde akademik eğitim tamamlanacak. Öğleden sonraki süreçte ise öğrencilerimiz drama, spor ve kültürel faaliyetlerle kendilerini geliştirecek. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak, bisiklet federasyonu gibi uzman kurumların desteğiyle okulları birer yaşam merkezine dönüştüreceğiz." Tüzel, bu hedefe ulaşmak için öncelikle örnek okullar belirleyerek 5 yıllık bir geçiş süreci izleyeceklerini sözlerine ekledi.