Küresel enerji piyasalarında gözler Orta Doğu'daki diplomatik gelişmelere çevrildi. Bölgedeki çatışmaların sona erebileceğine dair yeşeren umutlar, petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir hareketliliği beraberinde getirdi. Salı günü piyasalarda gözlenen bu düşüş eğilimi, yatırımcıların arz güvenliğine dair kaygılarının hafiflemesiyle desteklendi.
Brent petrolün varil fiyatı, 66 sentlik bir kayıpla 115,15 dolar seviyelerine gerilerken, ABD Batı Teksas tipi ham petrol ise 101,32 dolar bandından alıcı buldu. Fiyatlardaki bu geri çekilmeye rağmen, bölgedeki jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor. Özellikle Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların devam etmesi, piyasalardaki iyimserliği sınırlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Diplomatik çözüm arayışları hız kazandı
Orta Doğu'daki gerilimi yönetmek ve askeri çatışmaları durdurmak amacıyla Tahran'da kritik bir zirve gerçekleşti. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'dan gelen heyetler, İranlı yetkililerle bir araya gelerek barış ve güvenlik iş birliğini güçlendirme kararı aldı. Taraflar, gerilimin tırmanmasını engellemek adına açık müzakere kanallarının korunması konusunda mutabık kaldı.
Ancak sahada durumun kırılganlığı devam ediyor. İran destekli Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırılarını sürdürmesi, barış ihtimalini zayıflatırken fiyatlardaki düşüşün de sınırlı kalmasına neden oluyor. Özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri, ekim ayında ticari gemilere yönelik saldırıların artmasıyla zirveye ulaştı. Şubat ayından bu yana süregelen çatışmalar, Brent petrolün geçtiğimiz hafta 117 doların üzerine çıkarak son altı ayın zirvesini test etmesine yol açmıştı.
Rusya'dan arz hamlesi
Diğer taraftan, küresel arz dengelerini etkileyebilecek bir gelişme de Rusya cephesinden geldi. Kremlin'in ABD ile gerçekleştirdiği arz mutabakatı sonrasında, Rus rafinerilerinin ihracat kotalarının artırılmasıyla birlikte motorin üretiminde yükselişe geçtiği bildirildi. Sektör kaynakları, bu üretim artışının hükümetin yeni düzenlemeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu teyit ediyor.