Çin’de finansal piyasaların en üst düzey denetim mekanizması olan Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu’nun (CSRC) eski başkanı Yi Huiman, devasa bir yolsuzluk davasının merkezinde yer aldı. Sıçuan eyaletinin Çıngdu şehrinde görülen duruşmada mahkeme, 62 yaşındaki eski yöneticinin 1998 ile 2025 yılları arasında görevini kötüye kullanarak yaklaşık 65,4 milyon dolar değerinde nakit ve gayrimenkul rüşvet aldığına hükmetti.
Yargılama sonucunda Yi Huiman hakkında iki yıl ertelemeli idam cezasına hükmedilirken, sanığın ömür boyu siyasi haklarından mahrum bırakılmasına ve tüm kişisel mal varlığına el konulmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, Yi’nin suçlarını itiraf etmesi, daha önce bilinmeyen bazı yolsuzluk detaylarını paylaşması ve rüşvet yoluyla elde ettiği varlıkların bir kısmını iade etmesi nedeniyle cezada erteleme yoluna gidildiğini açıkladı. Çin yasalarına göre, iki yıllık erteleme süresini suç işlemeden geçirmesi durumunda ceza ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilecek.
Finans sektöründe köklü bir kariyere sahip olan Yi, 2019-2024 yılları arasında CSRC başkanlığı görevini yürütmüştü. Ancak Şanghay Borsası’ndaki hisse senetlerinin son beş yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından görevden alınması, kariyerindeki düşüşün başlangıcı oldu. Daha önce Çin Sanayi ve Ticaret Bankası’nda üst düzey yöneticilik yapan Yi, kurumunda yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya kalan ikinci başkan olarak kayıtlara geçti.
Finans kurumlarında temizlik operasyonu
Çin Komünist Partisi'nin 2022 yılındaki kongresinden sonra finans sektörüne yönelik başlatılan geniş kapsamlı denetimler, kamu bankaları ve varlık fonlarını da içine alarak derinleşti. Özellikle Nisan 2024’ten bu yana CSRC bünyesinde yürütülen soruşturmalar, kurumun üst kademelerinde ciddi bir tasfiyeye yol açtı.
Soruşturma süreci sadece eski başkanla sınırlı kalmadı; kurumun Disiplin Komisyonu eski başkanı Vang Humin, görevdeki başkan yardımcısı Vang Ciencün ve çeşitli bölge direktörleri ile borsa yöneticileri de benzer suçlamalarla gözaltına alındı. Yetkililer, halka arz süreçlerinden denetim birimlerine kadar uzanan bu geniş çaplı operasyonun, finansal piyasalardaki güveni yeniden tesis etmeyi amaçladığını belirtiyor.
