Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Fatma Ünal davasının karara bağlanmasının ardından mahkeme önünde görevlerini icra eden basın mensuplarına yönelik gerçekleştirilen fiili ve sözlü saldırıları sert bir dille eleştirdi. Partiden yapılan açıklamada, hiçbir kişisel öfke veya hayal kırıklığının, kamuoyunun haber alma hakkını gasp etmeye ve gazetecileri sindirmeye gerekçe olamayacağı ifade edildi.
Saldırıların kronikleşen bir tahammülsüzlüğün yansıması olduğuna dikkat çeken TDP, mahkeme önünde yaşanan olayların yanı sıra, yakın geçmişte UBP’nin aday belirleme sürecinde Hüseyin Ekmekçi ve ekibine yönelik sergilenen tavrı da hatırlattı. Basın emekçilerinin hedef gösterilerek itibarsızlaştırılmaya çalışılmasının, siyasetin ve toplumun genelinde kaygı verici bir atmosfer yarattığı belirtildi.
Hukuk devletinde itirazın yolu bellidir
TDP yetkilileri, yargı kararlarının sorgulanabileceği tek meşru alanın hukuk mekanizmaları olduğunu belirterek, mahkeme kararlarına yönelik tepkilerin gazetecilere yöneltilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. Açıklamada, "Yargı kararlarına itirazın adresi hukuk yollarıdır, gazeteciler değil" vurgusu yapıldı.
Basın özgürlüğünün sadece medya çalışanlarının değil, tüm toplumun temel bir hakkı olduğunun altını çizen TDP, gazetecilerin tehdit ve baskı altında çalıştığı bir düzende demokrasiden söz edilemeyeceğini belirtti. Siyaset kurumunun bu tür saldırgan dilleri beslemek yerine, kararlı bir duruş sergileyerek basın özgürlüğünü savunması gerektiği ifade edildi. Açıklama, basın emekçilerinin yanında olunduğu ve her türlü şiddet ve engellemeye karşı mücadelenin süreceği mesajıyla son buldu.